『』 『』 『』
Daha Sonra:
“Nggghh, seni gidi! Sen, sen, ev sahibi! Beni kandırmadın mı?!”
“Eh-ha-ha! Kandırılan kişi suçludur. Bunu herkes bilir!”
Evet, eğer kız kazanırsa, tilki ölene dek onun bedeni kıza ev sahipliği yapacaktı. Ve böylece, zafer kazanan kız, kendi eterini tilkinin içinde hapsolmuş halde buldu. Ta ki tilki ölene dek ya da—
“Şimdi Tek Gerçek Tanrı’nın tahtını alana kadar içimde kalacaksın.”
Kızın zihninde fırtınalar kopuyordu ama tilki neşeyle gülmeye devam ediyordu.
Kız şunun farkında bile değildi: İlk kez bir duygu belirtisi gösteriyordu. Kendi varlığından bile emin olmayan şüphe tanrısı, farkında olmadan tilkiye cesaret vermiş, ona dünyaya kafa tutma iradesini aşılamıştı—ve birbirlerinin ilk dostu olmuşlardı. Aynı bedeni paylaştıkları sürece, Kurallar gereği asla ayrılamazlardı.
“…Müsterih ol. Kaybettiğimi gayet iyi biliyorum. Sözümü tutacağım.”
Çağlar boyu duyulmamış bir kurnazlıkla tilki, kendisini asla terk edemeyecek bir dost edinmişti. Gözlerini ufkun ötesindeki devasa satranç taşlarına dikti.
“Sorularını sormaya devam et. Seni dinleyecek ve elimden gelen her şeyi yapacağım.”
Garip bir şekilde, kız buna pek de aldırış etmediğini fark etti.
“Suniaster’ı alana ve sen kendini inkâr etmekten vazgeçene kadar, sadece uslu dur ve izle.”
Yine de biriyle konuşma deneyimi kıza bir şeyler hissettirmişti… Bir şeyler.
İşte Doğu Birliği böyle doğdu. Kızın bir Old Deus olarak gücüyle değil; buna gerek bile kalmamıştı. Tilki her "Hayır" dediğinde, kız "Neden?" diye sormuştu. Hepsi buydu.
Başka bir ırkı yenemeyiz.
Neden yenemezsiniz?
Sihir olmadan biz bir hiçiz.
Neden sihrin bir önemi olsun?
Gerçekliği asla değiştiremeyiz.
Neden böyle hükmettin?
Kızın sorduğu "Neden"ler tilkiye ilham verdi—ve göz açıp kapayıncaya kadar bir ülke kurmasını sağladı.
Tabii bir tanrı için "göz açıp kapayıncaya kadar." Tilki içinse bu tam altmış yıldı…
Reactions
0 reactions0 comment
No comments yet. Be the first to comment!