『』 『』 『』
Yeryüzünün en ucunda, devasa bir satranç taşının zirvesinde, tüm dünyayı yukarıdan seyreden Biricik Tanrı Tet, olan bitenin tamamını işiten tek ruhtu.
Kimi dünyanın basit olduğunu, bir çocuğun bile anlayabileceği bir yer olduğunu düşünür. Kimi dünyanın karmaşık olduğunu ve anlamı sonsuza dek reddettiğini savunur. Kimi dünyanın hiç değişmediğini ve asla değişmeyeceğini sanır; kimi ise dünyanın sürekli bir değişim içinde olduğuna ve şu anda bile yeniden değişmek üzere olduğuna inanır.
Hem geçmişte hem de şimdi...
“Hiçbir şey değişmedi! …Tet… Bana yalan mı söyledi, lütfen?”
Gençliğin hassasiyetine —ve bu yüzden öldürmeye duyduğu derin tiksintiye— sahip bir canavar, acıyla haykırıyordu.
—Evet. Hiçbir şey değişmedi ve hiçbir şey değişmeyecek.
Bir Tanrı, kabullenmiş bir ses tonuyla cevap verdi. Orada; her şeyden şüphe duyan, artık kendine bile inanmayan bir genç kız vardı. Bir çift kanat vardı. Ve insanlar da...
Peki, hangisi gerçeği taşıyordu? Acaba hangisi—?
Tet’in yüzünde geniş, gizemli bir sırıtış belirdi. Birinin sayısız soru soruşunu, diğerinin ise o sorulara tek tek cevap verişini izledi. Bir zamanlar dünyanın değişmediğini ve asla değişmeyeceğini düşünen o iki kişi, artık dünyanın değişmeye devam ettiğini ve yeniden değişmek üzere olduğunu biliyordu.
O gün, çok ama çok eskiden... Dünyayı değiştirmeye çalışanlar da onlardı.
Ve şimdi, onların ardılları... Onların kadim iradesini yerine getiriyordu.
Reactions
0 reactions0 comment
No comments yet. Be the first to comment!