Çevirmen: Queen
Cilt 1 – Öyle Görünüyor Ki Oyuncu Kardeşler Fantazi Dünyasını Fethedecekler
—[Şehir Efsanesi].
Dünyaya yayılmış şehir efsaneleri, gökteki yıldızlar kadar çoktur.
Aslında bunlar, bir tür *[Arzu]*dur.
- Örneğin, “Aslında hiçbir insan aya ayak basmadı.”
- Örneğin, “Amerikan doları Masonların komplosudur.”
- Örneğin, “Uzay-zaman deneyi Philadelphia’da gerçekleşti.”
Chiyoda Hattı Nükleer Santrali, 51. Bölge, Roswell UFO kazası…
Bu örneklerden sonra anlaşılır ki, her zaman farklı model ve türleri vardır.
Ama hepsi aynı arzudan doğmuştur: “Efsane gerçek olsa çok ilginç olurdu.”
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Ancak söylenti yayıldıkça ve büyüdükçe bu [Arzu], *[Söylenti]*ye dönüşür.
Bu tür düşünceler dünyada garip değildir. Antik çağlardan beri insanlar, [Tesadüf] yerine [Kaçınılmaz]ı tercih ettiler.
İnsanlığın doğumu, astronomik bir cismin kazasıyla olmuş gibi görünse de, insanlar bunu kasten yaratılmış olmakla açıkladı.
Bu bakış açısıyla dünya karmaşık değil, düzenliydi. Varoluşun ardındaki anlamı hayal ederek, insanlar dünyanın kaprislerini ve acımasız yanlarını kabullenmeyi kolaylaştırdı.
…… İnsanlar kalplerinde bu arzuyla yaşar. Bu nedenle denir ki, [Şehir Efsaneleri] en samimi *[Arzu]*dan doğar.
Ancak çok az kişi bilir ki, [Şehir Efsaneleri]ne dair yıldızları dolduracak kadar çok yanlış bilgi vardır. En nihayetinde, kimse gerçeği bilmez.
Yanlış anlamayın; bu, bahsedilen şehir efsanelerinin doğru olduğu anlamına gelmez.
Sadece onların varoluş sebebinin söylentilerden biraz farklı olduğunu gösterir.
Peki, [Şehir Efsaneleri] nereden çıktı?
Basit bir [Söylenti] ile başladı. Ama zamanla, gerçek dışı bu söylenti öylesine büyüdü ki, sonunda bir *[Şehir Efsanesi]*ne dönüştü.
Ve işte böyle bir söylenti:
İnternet’te 『 』 adlı bir oyuncu hakkında söylenti dolaşıyordu.
280’den fazla çevrimiçi oyunda listenin zirvesinde yer alan, yenilmez bir rekorun sahibi 『 』.
Belki şöyle düşünüyorsunuz: “Böyle bir şey olamaz.”
Doğru. Aslında herkes de böyle düşünüyordu.
Basit bir teori vardı: 『 』, kimliğini saklamak için oyun listelerine bu takma adla katılan bir oyun geliştiricisiydi.
Ama söylenti, toplumda dalga dalga yayılınca farklı bir forma girdi:
“Gerçekte böyle bir oyuncu yok.”
Ama garip olan şuydu: 『 』 savaşlara katılıyordu ve birçok oyuncu onunla karşılaşmıştı.
O rakipsizdi… Tıpkı şiddetli bir fırtına gibi.
- Denir ki… Satranç ustalarının bile mağlup edemediği bir programı yenmişlerdi.
- Denir ki… Önceden kestirilemeyen, sapkın bir oyun tarzına sahipti.
- Denir ki… Yardımcı aletler ya da hile kullansanız bile onu yenmek mümkün değildi.
- Denir ki… denir ki… denir ki…
Ve bu söylentiyle ilgilenen herkes, daha fazla araştırmaya karar verdi.
İnanması güç değildi, çünkü araştırmak da zor değildi.
Bir kişi eğer tüm oyunlarda birinciyse, kesinlikle bir hesabı olurdu. Ve bu hesap varsa, kazanma-kaybetme kayıtları araştırılabilirdi.
Ama böyle bir şey nasıl mümkün olabilirdi?
Araştırıldıkça herkes aynı tuzağa düşüyordu. Çünkü 『 』, gerçekte her oyun konsolunda ve SNS’te bir hesabı olan biriydi.
Hesaplarındaki oyun sayısı sayısızdı.
Üstelik kazanma-kaybetme kayıtlarında tek bir boşluk bile yoktu.
Bunun üzerine gizem daha da büyüdü.
Kimileri 『 』’ın kaybetme kayıtlarını silen bir hacker olduğunu söyledi.
Kimileri de bunun çok üst düzey oyunculardan oluşan gizli bir grup olduğunu iddia etti.
Ve işte böylece, yeni bir [Şehir Efsanesi] doğdu.
Ama bu söylentilerin yayılmasının sorumlularından biri de 『 』’dı.
Çünkü bir hesabı vardı, konuşma hakkı vardı… ama bunu tamamen göz ardı etti.
Bir tek cümle bile etmedi. Başkalarıyla asla iletişim kurmadı, hiçbir bilgi paylaşmadı.
Sessiz kaldı.
Hakkında hiçbir bilgi bulunamayınca, 『 』’ın Japon olduğu dışında her şey gizemle örtüldü.
Kimse gerçek yüzlerini görmemişti—
İşte bu, şehir efsanesinin yayılmasının ardındaki asıl sebepti.
Ve işte bu yüzden…
İzin verin tanıtalım.
Gerçeği.
Evet, 『 』 gerçekten de dünyadaki 280’den fazla oyunda birincilikle taçlandırılmıştı.
Bu rekor geldiğinden beri kırılamamıştı.
Efsanevi oyuncu.
『 』’ın gerçek kimliği—!
[Referanslar]
- Kuuhaku (空白) olarak telaffuz edilir. Kelime anlamı “boş” veya Japonca’da “boşluk.”
İşte bu yüzden boş alan bırakılmıştır.
(Çevirmen Notu: Boşluk işaretinin yanında “kuuhaku” yazıyordu ama ben gereksiz bulup sildim. Çünkü “kuuhaku” zaten boşluk demek ve 『 』 görünce boşluğu ima ettiğini anlıyorsunuz. Yine de isterseniz ekleyebilirim.)
Reactions
0 reactions0 comment
No comments yet. Be the first to comment!